Yazı Detayı
23 Aralık 2018 - Pazar 02:35
 
Ukraynalılar...
Melih AŞIK
 
 

Bursa’da 58 derneğin toplandığı Dernekler Yerleşkesi’nin fotoğrafına bakarken kapılardan birinde “Ukraynalılar Derneği” yazısı dikkatimizi çekti. Bursa’da Ukraynalılar Derneği! Ne alaka! Bursa’da bu kadar çok Ukraynalı nasıl bir araya gelmiş?

Dernek Başkanı Viktoria Borodavchenko ile konuşunca anlıyoruz ki bu daha hiçbir şey... Ukraynalıların Bursa’dan başka Antalya’da 3, İstanbul’da 2, Muğla, Samsun, Ankara, Alanya, İzmir ve Kuşadası’nda da birer dayanışma ve kültür dernekleri varmış. Bu dernekler, Ukrayna kültürünü ve geleneklerini yaşatmak, kültürel dayanışma sağlamak, ülkemizdeki ön yargıları kırmak amaçlarına yönelik çalışıyormuş...

Ukr - Ayna diye bir internet sitesi kurmuş, buraya derneklerden fotoğraflar koymuşlar. Pırıl pırıl, rengârenk, sağlıklı, güzel insanlar bunlar... Türkiye’de kaç Ukraynalı var? Göç İdaresi Genel Müdürlüğü rakamlarına göre Bursa çevresinde 1027 Ukraynalı yaşıyormuş. Diğer nüfus rakamları şöyle: İstanbul: 4841, Antalya: 2633, Ankara: 707, İzmir: 588, Muğla: 486, Kocaeli: 193, diğer 3949...

Türkiye’deki toplam Ukraynalı sayısı 35 bine yakınmış...

Bayan Viktoria’ya: “Ben Türkiye’de bu kadar Ukraynalı olduğunu tahmin etmezdim” diyorum. “Biz de tahmin etmezdik” diyor. Tahminlere sığmayan bir coğrafya artık burası...

Asimilasyon...

Meclis’teki Bütçe görüşmelerinde HDP Şırnak milletvekili Hasan Özgüneş“Kürt çocukları asimilasyona tabi tutuluyor” iddiasında bulundu. CHP adına söz alan Engin Altay onu destekledi. MHP CHP’yi eleştirdi. Aslında iki yol var önümüzde. Ya kavgayı sürdürmek... Ya da geçmişi konuşmak ama artık kavga konusu yapmamak... Bakınız sanatçı Yılmaz Erdoğan 18 Aralık 2005 tarihli Vatan gazetesinde ne diyor:

“Ben Kürt olarak doğdum. Türkleştim. Ama bu benim Kürtlüğümü yok etmedi. Kürt olmam, Türk kimliğimi de yok etmiyor. Kürt olmam Türk olmama mani olmadı. Türklük hepimizin ortak kimliğimizdir. Türkiye’de yaşayan herkes, Türkçe hayat yaşayan herkes Türk’tür. Bu bir asimilasyon sonucu olsa bile sonuçta başarılı olduğu ortadadır. Artık bu politikayla kavga etmenin anlamı yoktur. Bitti geçti...”

FİLİM

Film ve dizi setlerinde ses operatörü olarak çalışan Sertaç Selvi’nin mesajı dikkat çekici:

“10 yıldır film sektöründe çalışıyorum, eğer dışarıda soğukta çekim yapıyorsak, yemek arasında ekip genelde dışarıda soğukta titreyerek yemek zorunda kalıyor. Yönetmen, yapımcı ve oyuncularsa karavanda sıcakta. Bu sınıf farkı beni hep rahatsız ediyor...”

Demek ki... Yönetmen, yapımcı, oyuncu gibi sanat adamlarının işçilere davranışı da kaba müteahhitten farklı değil...

TERSEV

Ordu Belediyesi turistik çekim alanı yaratmak için Karadeniz’e özgü bir proje sergiliyor: Ters Ev... Nedir derseniz? Belediye bir evi tersten inşa ediyor. Altınordu ilçesinde 150 metrekare alanda inşa edilen “Ters Ev”in çatısı aşağıda, temeli yukarıda. Belediye Başkanı Engin Tekintaş, Ters Ev’in bir örneğinin Gürcistan’da Batum’da bulunduğunu söylüyor:

- İçeride de her şey ters görülecek, turistler çok ilgi gösterecek, diyor...

Fikri beğenen de var... Kötü bir espri olarak gören de...

DEPREM

Depremler küçük sarsıntılar halinde dört bir yanımızdan sinyal veriyor...

Depreme hazırlığımız ne âlemde derseniz...

Yok gibi... İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Cemal Gökçe diyor ki:

- İstanbul’da 20 yıl önce 490 toplanma alanı vardı, üzerine yapılan binalarla 400’ü yok oldu. Toplanma alanı evlerin yıkılmasından zarar görmeyecek uzaklıkta olmalı. O yüzden artık depremde sokağa çıkmak yerine evde oturmak daha güvenli!

 
Etiketler: Ukraynalılar...,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
Haber Yazılımı