Haber Detayı
18 Aralık 2018 - Salı 16:25
 
Önder Aksakal: “Türkiye'nin tek sol partisiyiz”
"Tüm mal varlığı Hazineye devredildi" haberleri çıkan DSP, yerel seçimlere parti olarak katılmaya hazırlanıyor. DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, mal varlığı meselesinin aslını, yerel seçim öncesi çalışmalarını ve partinin yaşadığı sorunları anlattı.
SİYASET Haberi
Önder Aksakal: “Türkiye'nin tek sol partisiyiz”

Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) 31 Mart’taki yerel seçimlere parti olarak katılmasına onay verdiği Demokratik Sol Parti (DSP) seçim çalışmalarına başladı. İl ziyaretleriyle çalışmalarını sürdüren DSP Genel Başkanı Önder Aksakal önümüzdeki yerel seçimlerde iddialı.

2014’teki yerel seçimlerde yalnızca Ardahan’ın Çıldır belediyesini kazanan partisinin, 31 Mart’ta daha fazla belediyeyi kazanacağını söyleyen Aksakal, gelecekte olası bir ittifaka da karşı olduklarını ifade etti. MHP’nin üç büyük ilde aday göstermeme kararını hatırlatan DSP lideri, “Seçimlere katılmamak için siyaset yapılır mı? MHP, üç büyük ilde aday çıkarmayacağını söylüyor. Oradaki MHP sempatizanı ve seçmenleri mecbur mudur başka bir partinin adayına oy vermeye? Ya da bir partinin kendi seçmenini buna zorlamaya hakkı var mıdır?” diye konuştu.

Ekonomik anlamda zor günler yaşamalarına rağmen siyasi faaliyetlerine devam ettiklerini belirten ve “DSP Türkiye’nin tek sol partisidir” diyen Aksakal, sorularımıza şu yanıtları verdi:

Yerel seçimlerde DSP nasıl bir yol izleyecek?

YSK, verdiği kararla DSP’nin seçimlere katılma yeterliliğini sağladığını belirledi. Biz de Türkiye’de bütün seçim bölgelerinde kendi adaylarımızla seçime katılmak üzere çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Seçim takvimi yasal süreç itibariyle henüz başlamış değil. Zamanı geldiğinde de adaylarımızı açıklayacağız. Bazı yerlerde ilçe ve il düzeyinde belediye başkanlığı için aday adayları başvurularını yaptılar. 16 Aralık’ta parti meclisi toplantımız olacak ve bazı adaylarımızı o toplantımızda onaylamış olacağız. Ocak ayındaki toplantımızda da adayları onaylayarak yetişebildiğimiz bütün seçim çevrelerinde yerel seçimlere katılacağız.

Aday başvuruları devam ediyor. DSP’den başvuran kişi sayısı kaç oldu? Aday adaylarıyla nasıl bir yol haritası belirliyorsunuz?

Net bir sayı verebilme imkanım yok. Çok adaylı bir seçim olduğu için hangi ilde kaça ulaştık sayısı benim verdiğim sayının üzerine de çıkmış olabilir. Bazı yerlerde adaylar doğrudan bize gelip müracaat ediyorlar ve onları örgütlerimize yönlendiriyoruz. Bugüne dek hiç DSP’de yer almamış kişiler de elektronik ortamdan bize ulaşıp aday olmak istediklerini beyan ediyorlar. Onları da il teşkilatlarına yönlendiriyoruz.

“Yeni bir başlangıç’

DSP, 2014’teki yerel seçimlerde Ardahan’ın Çıldır ilçesinde seçimi kazandı ve bir belediyeye sahip oldu. Daha sonra belediye başkanı Kemal Yakup Azizoğlu partiden istifa etti. Önümüzdeki seçimde hedefiniz nedir?

Şimdiki manzarada 2014 seçimlerini hiç dikkate almadan yeni bir başlangıcın yapılabileceğini görüyoruz. Toplum içerisinde de böyle bir arayış var. Gerek iktidar partisinin gerekse parlamentodaki muhalefet partilerinin halkın öteden beri alışkın olduğu sistemin dışına ülkeyi taşıyor olması ve mevcut iktidarın ekonomi politikaları konusunda halkı ciddi sıkıntıya sokan kararlara imza atmış olması, halkın tercihlerini ve bakış açılarını değiştiriyor. DSP kurulduğundan bu yana toplum yararına politikalar geliştirmiş ve uygulamış bir siyasi parti. Özellikle kurucu genel başkanı Bülent Ecevit’in şahsında dürüstlük, milliyetçilik ve vatanseverlikle özdeşleştiği bir parti olması nedeniyle yerel seçimde de önemli bir destek alacaktır diye düşünüyoruz.

“Mal varlıkları yerinde”

Kasım ayının başında DSP’nin mal varlığının Hazine’ye geçtiği haberlerini okuduk. Bunun üzerine siz de bir tekzip yayımlayarak bunu reddettiniz. Olayın aslı nedir?

Bu doğru bir haber değildi. Anayasa Mahkemesi her yıl siyasi partileri denetler ve hesap düzenine uymayan harcamalar varsa bunları belirleyip Hazine’ye irat kaydedilmesine karar verir. 2013 yılı DSP’nin hesaplarında 4 bin 400 lira civarında bir harcamanın karşılığında usule uygun belge verilmediği gerekçesiyle Hazine’ye irat kararı çıktı. Bu durum, bin 200 lirası reklam ajansının, 80 lirası avukatın ve bin 800 küsür lirası da genel merkez yöneticilerimize verilen avansın faturaları temin edilemediğinden kaynaklandı. Anadolu Ajansı’nın gece muhabiri bunu Resmi Gazete’de yayınlandığında, 4 milyon 400 bin şeklinde yanlış görüp ‘DSP’nin mal varlığı Hazine’ye geçti’ şeklinde başlıkla servis etmiş. Sabah öğrenince durumu aradık özür dilediler ve haberin başlığını ve rakamı değiştirdiler. Bu haberle DSP’nin mal varlığı Hazine’ye devrolmuş algısı yaratıldı ama bu doğru değildi. DSP’nin mal varlıkları yerinde ve siyasi faaliyetlerimiz sürüyor, çalışıyoruz.

Bu algının bilinçli yaratıldığını mı düşünüyorsunuz?

Her şey düşünülebilir. Siyaset mekanizmasını iki partili sisteme doğru evriltme stratejisi var. Bu strateji çerçevesinde özellikle bizim cenahımızda yer alanlar, başta ana muhalefet olmak üzere DSP’nin varlığından rahatsızlar. ‘Biz varken DSP’nin açık kalmasına ne gerek var’ gibi talihsiz beyanda bulunabilecek kadar siyasetten uzaklar. Maalesef toplum da bu şekilde yönlendiriliyor. Elimizde kesin bir delil olmadığı için bilinçli yapıldığını iddia etmemiz de doğru olmaz.

“Halkın aklına DSP düşmesin”

Ekonomik ya da siyasi anlamda DSP zor günler yaşıyor mu?

Ekonomik anlamda zor günler yaşadığımız söylenebilir. DSP 2002 yılından bu yana, 17 yıldır Hazine yardımı almıyor. Belirli bir süre elindeki birikmiş kaynakları çok itinalı kullanmasıyla siyasi faaliyetlerini yürüttü. Sonuçta hazır olan bir para bu ve siyasi faaliyetler sürüyor. DSP üyelerinin aidatları, Ecevit’in görüşlerinin Türk siyasetinde mutlaka olması gerektiğini düşünenlerin bağışlarıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Siyasi anlamda ise Türkiye iki partili sisteme evriltilmeye çalışıldığından DSP’nin gerek siyaset üzerinde yaptığı söylemleri ve tespitleri, gerekse halk arasında yaptığı çalışmaları yaygın medyada gösterilmemeye gayret ediliyor. Halkın aklına tekrar DSP düşmesin düşüncesiyle bu yapılıyor. Yerelde gittiğimiz çalışmalarda medya A’dan Z’ye veriyor. Biz de o kanalı kullanarak topluma ulaşmaya çalışıyoruz.

‘CHP’nin özgün duruşu yok”

DSP’nin kurucusu Bülent Ecevit’in de yolunun geçtiği CHP’ye yönelik eleştirel söylemleri ve bazı kesimlerce CHP’nin politikalarının sağa kaydığı eleştirileri var. Buna katılıyor musunuz?

Başka partilerin iç işleriyle ilgili yorum yapmak istemem ama CHP’nin sağcılık ya da solculuk kavramında özgün bir duruşunun olmadığını herkes görebiliyor. Yaşam biçimleri ve toplum içerisindeki konumları düşünüldüğünde yönetici kadrolarının çok sol politikaların sahibi insanlar gibi durmadığı apaçık ortada. Hepsi lüks araçlara binerler, lüks yaşam içerisinde yer alırlar ve mal varlıkları da ona göredir.

DSP sol değerleri savunmaya devam edecek mi?

DSP Türkiye’nin tek sol partisidir. Adında sol olan tek partidir. DSP’yi diğer sol jargondan ayıran yerli sol politikaları oluşturabilmesidir, Türkiye’nin yerel ve kültürel değerlerini uluslararası sol ile harman edip Türkiye’ye uyarlayan parti olmasıdır. Siyasette sol ve sağ kavramını bazı milli değerleri içine katarak yorumlarlar. Yani namazını kılan sağcıdır, bayrağı ön plana çıkaran sağcıdır ve diğerleri değildir gibi yaklaşım doğru değildir. İnancını yaşayan ve manevi değerlerini önde tutan insanlar da solcu olabilir. Solcular da namaz kılabilir. Bunda hiçbir ayrım olamaz. Sağ kavramını ekonomi politikalar üzerinden değerlendirdiğimiz için Türkiye’de sağ siyaseti yapan zihniyetten uzaktayız. Sermaye ya da üretim araçlarının zenginde ya da fakirde olmasından yana halk adına kullanılmasını önemseyen siyaset anlayışımız var. Söylemlerimizin hiçbir yerinde sağcılık izlenimi yoktur.

Sizce DSP’yi yakın süreçte yeniden parlamento çatısı altında görebilecek miyiz?

Biz bu konuda ümitliyiz. DSP Türkiye siyasetinde mutlaka olması gereken bir partidir. Yakındaki seçimler 4 yıl sonra olacak. Yerel seçimler o hedefe gitmemiz noktasında önemli bir kilometre taşı olacaktır. İnanıyorum ki 2023 yılındaki cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinde DSP etkin bir pozisyon alacaktır.

‘Seçimlere katılmamak için siyaset yapılır mı?’

İttifak hadisesi topluma yanlış anlatıldı. Parlamentoda bir kanun görüşülecekse ve konsensüs sağlanacaksa bununla ilgili ittifak yapılabilir. Siyasi partilerin birbirleri lehine aday göstermeleri ya da başka adayları desteklemeleri siyasetin özgün yapısına da ters bir davranış biçimi. Siyasi partiler toplumu yönetmek için kurulurlar. Seçimlere katılmamak için siyaset yapılır mı? MHP, üç büyük ilde aday çıkarmayacağını söylüyor. MHP sempatizanı ve seçmenleri mecbur mudur başka partinin adayına oy vermeye? Ya da bir partinin kendi seçmenini buna zorlamaya hakkı var mıdır? Bizim de bu manada bir ittifak arayışımız yok. (gazeteduvar / Serkan Alan)

Kaynak: Editör:
Etiketler: Önder, Aksakal:, “Türkiye'nin, tek, sol, partisiyiz”,
Yorumlar
Haber Yazılımı