Haber Detayı
23 Aralık 2018 - Pazar 23:43
 
Çiğdem Mercan: “Cumhuriyet ilelebet yaşayacaktır”
Menemen'de şeriat yanlıları tarafından çıkarılan ayaklanmada Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay 88 yıl önce şehit edilmişti. Demokratik Sol Parti İstanbul İl Başkanı Çiğdem Mercan, Kubilay’ın şehit edilişinin 88. yılında bir açıklama yaptı.
GÜNDEM Haberi
Çiğdem Mercan: “Cumhuriyet ilelebet yaşayacaktır”

Demokratik Sol Parti İstanbul İl Başkanı Çiğdem Mercan: “Şehit Subay ve Cumhuriyet öğretmeni Kubilay'ı anıyoruz. Emperyalist güçlere teslim edilmeyen topraklar; kendini Şeyh olarak, Şıh olarak, Efendi olarak görüp hatta Mehdi ilan edenlerin el etek öptürüp şeriat düzenini getirme isteklerine mi teslim edilecekti? Emperyalist güçlere boyun eğmeyen bir millet bu çıkarcı gruplara mı boyun eğecekti?

ALLAH HERKESİ EŞİT YARATMIŞTIR

Allah ile Kul arasına girilmeyeceğini bile bile bu bireysel menfaat stratejileri sadece cahil kalmaya ve kullanılmaya yeminli kesimi etkileyebilirdi. Öyle de oldu, şeriat düzeni gelmeyecek.

Şehit Subay ve Cumhuriyet Öğretmeni Kubilay’ı sevgi ve saygı ile anarken bu yola canını koyan tüm şehitlerimizi rahmetle anıyorum. BİLİNSİN Kİ, CUMHURİYET İLELEBET YAŞAYACAKTIR” dedi.

ŞEHİT ASTEĞMEN KUBİLAY KİMDİR?

Tam adıyla Mustafa Fehmi Kubilay, 1930 yılında Menemen’de yedek subay sıfatıyla askerlik görevini yapmaktaydı. Şeyh Esat'ın Manisa'da Nakşibendi tarikatını yaymakla görevlendirdiği Laz İbrahim tarafından yönlendirilen, Manisa tarafından gelen çember sakallı, sarıklı ve cüppeli dördü silahlı 6 kişi, 23 Aralık 1930’da sabah namazını takiben camiden aldıkları Yeşil Sancağı yola dikerek silah zoruyla etraflarına adam toplamaya başladılar. Elebaşılar arasında, Giritli Derviş Mehmet, Şamdan Mehmet, Sütçü Mehmet Emin, Nalıncı Hasan, Küçük Hasan vardı. Derviş Mehmet camide namaz kılanlara kendini “Mehdi” olarak tanıttı ve dini korumaya geldiklerini söyledi.

Arkalarında 70 bin kişilik Halife ordusu olduğunu, öğle saatlerine kadar şeriat bayrağı altında toplanmayanların kılıçtan geçirileceğini söyleyerek tehdit ettiler. Diktikleri bayrağın çevresinde dönmeye, tekbir getirmeye, zikretmeye ve “Şapka giyen kafirdir! Yakında yine şeriata dönülecektir.” diyerek bir isyan hareketi başlatmak istediler. Kasabaya halife ordusunun geleceği iddiası halkı korkuttu.

Olayların ilçedeki askeri birlikte duyulmasıyla, bir bilgiye göre; alay komutanı, yedek subay Kubilay’ı olay yerine gönderdi. Kubilay bu hareketi bastırmak için bir manga askerle olay yerine geldi. Askerlerin yanından ayrılarak tek başına onların arasına girip teslim olmalarını istedi. Gruptan biri ateş ederek Asteğmen Kubilay'ı yaraladı. Karşıdan bunu gören askerler ateş açtılar. Fakat tüfeklerinde öldürücü etkisi olmayan manevra fişekleri vardır. Derviş Mehmet “bana kurşun işlemiyor” diyerek halkı kandırmaya çalıştı.

Kubilay yaralı halde cami avlusuna sığındıysa da, Derviş Mehmet ve arkadaşları peşi sıra geldiler. Derviş Mehmet, çantasını açıp testere ağızlı bağ bıçağını çıkardı ve yaralı Asteğmen Kubilay’ın başını kesti. Kesik başı yeşil bayrağın sopasına dikmeye çalıştılar ancak başaramadılar. Birisi ip getirdi ve Kubilay’ın başı yeşil bayrağın dikili olduğu sopaya iple bağlandı. Olay yerine yetişen Bekçi Hasan ateş edip gruptan birini yaraladı. Ancak açılan ateş sonucu o da öldü. Arkadaşının yardımına koşan Bekçi Şevki de açılan ateş sonucu öldü.

Bu aşamada askeri birlik olay yerine geldi ve komutan “Teslim olun!” çağrısı yaptı Ancak olay çatışmaya dönüşür ve askeri birlik ateş etti. Göstericilerden Derviş Mehmet de dahil bazıları ölürken, bazıları katı. Kaçanların hepsi daha sonra yakalandı.

OLAYIN ARDINDAN NELER YAŞANDI?

Kubilay Olayı, genç Türkiye Cumhuriyeti’nin 1925’deki Şeyh Said İsyanından sonra tanık olduğu En önemli olaylardan biridir. Devlet Kubilay’ın şehit edilmesine sert tepki gösterdi. 27 Aralık 1930 günü Dolmabahçe Sarayı'nda Mustafa Kemal Paşa'nın başkanlığında bu konuda bir toplantı yapıldı. Kaynakların ifadesine göre, Mustafa Kemal Paşa, Kubilay Olayına çok kızmıştı. Daha birkaç yıl önce Yunan İşgalinin acısını tatmış bir muhitte bu olayın meydana gelmesi üzerine, bazı kaynaklara göre, ilçenin haritadan silinmesini emretti. Ertesi gün de, “Böyle emirler verirsem, uygulamayın, sonra bir daha sorun”, dedi. 28 Aralık 1930’da orduya gönderdiği başsağlığı telgrafında, “Mürtecilerin gösterdiği vahşet karşısında Menemen'deki ahaliden bazılarının alkışla tasvipkar bulunmalarının bütün cumhuriyetçi ve vatanperverler için utanılacak bir hadise” olduğunu belirtti.

Kaynak: Editör:
Etiketler: Çiğdem, Mercan:, “Cumhuriyet, ilelebet, yaşayacaktır”,
Yorumlar
Haber Yazılımı